Bazen sadece arkamıza yaslanıp bir şeyler izlemek yetmez; filmin bizi de oyunun içine çekmesini, ipuçlarını toplamamızı ve karakterlerle birlikte o bulmacayı çözmemizi isteriz. Düz bir çizgide ilerleyen hikâyelerden sıkıldıysanız, bu haftanın listesi tam size göre. Sürekli “Acaba şimdi ne olacak?” dedirten, zihninizi sürekli aktif tutan ve en önemlisi, jenerik aktığında sizi ekrana bakakalmış bir hâlde bırakacak filmleri derledik. Eğer bu hafta şaşırmaya ve biraz “beyin yakmaya” hazırsanız, işte karşınızda sonunu asla tahmin edemeyeceğiniz 5 kusursuz yapım.
1) The Invisible Guest (Contratiempo – 2016) İspanyol sinemasının gizem ve gerilim türündeki en büyük başyapıtlarından biri. Başarılı bir iş insanı, kilitli bir otel odasında sevgilisinin cesediyle uyanır ve cinayetle suçlanır. Masumiyetini kanıtlamak için tuttuğu uzman avukatla geçirdiği o gerilim dolu saatler, sizi sürekli taraf değiştirmeye itecek. Film boyunca “Tamam, katili buldum” dediğiniz her an, senaryo size küçük bir gülümsemeyle yanıldığınızı tokat gibi çarpıyor.
2) Prisoners (2013) Sadece bir gizem filmi değil, aynı zamanda insanın sınırlarının nereye kadar zorlanabileceğini gösteren karanlık bir şaheser. İki küçük kız çocuğunun kaybolmasıyla başlayan arayış, çaresiz bir babanın adaleti kendi elleriyle sağlamaya çalışmasıyla içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. Hem sinematografisi hem de o yağmurlu, gri atmosferiyle sizi içine hapsedecek. Gerilimi iliklerinize kadar hissetmek istiyorsanız doğru adrestesiniz.
3) The Prestige (2006) İki rakip illüzyonistin, birbirlerinden daha iyi olabilmek ve en büyük sırrı çözebilmek adına girdikleri o ölümcül yarış… Christopher Nolan’ın ellerinden çıkan bu film, aslında baştan sona kendisi dev bir illüzyon. Her saniyesine dikkat etmeniz gereken, detaylarda gizli ipuçlarıyla dolu bir kurgu harikası. Filmi bitirdikten sonra hemen başa dönüp tekrar izlemek isteyeceğinize eminiz.
4) Ex Machina (2014) Yapay zekâ, insan doğası ve manipülasyon üzerine kusursuz bir zihin oyunu. Genç bir yazılımcı, dahi patronunun ürettiği insansı robot “Ava”ya Turing testi uygulamak için dağ evine davet edilir. Ancak kimin kimi test ettiği, kimin kimi manipüle ettiği dakikalar geçtikçe birbirine girmeye başlar. Hem görsel olarak çok şık ve minimalist hem de psikolojik olarak inanılmaz derecede gergin bir film.
5) Shutter Island (Zindan Adası – 2010) Teddy Daniels adında bir dedektifin, tehlikeli akıl hastalarının tutulduğu bir adaya, kayıp bir hastayı araştırmak için gitmesiyle başlayan karanlık bir yolculuk. Ancak bu adada hiçbir şey göründüğü gibi değil. Martin Scorsese ve Leonardo DiCaprio ortaklığının zirve noktalarından olan bu film, beyninizle adeta satranç oynuyor. Final sahnesi, sinema tarihinin en çok tartışılan ve en akılda kalıcı sonlarından biri.
Son söz Bu hafta size rahat bir seyir vaat etmiyoruz. Aksine, kafanızı karıştıracak, “Nasıl yani?” dedirtecek ve üzerine saatlerce düşündürecek filmler seçtik. Bazen sinemanın en güzel yanı da budur; bizi kendi gerçekliğimizden koparıp, yönetmenin kurduğu o karmaşık labirentin içinde kaybetmesi. Şimdiden iyi seyirler ve bol şaşırmalar!
Tüm detaylar Motiflex’te! Bunun gibi bir çok haber Motiflex sitemizde mevcut. Sinema dünyasından en yeni gelişmeler, dizi incelemeleri ve hiçbir yerde bulamayacağınız listeler için bizi takipte kalın. Sitemizde her gün güncel haberler geliyor, eğlence dünyasının nabzını Motiflex ile tutmaya devam edin!